Ekonomi Gazetesi Definecilik Röportajı

Röportajı yapan : İhsan Uzun

Konuk : Sismik Elektronik Genel Müdürü Şefik Şen

İhsan Uzun Soru: Son günlerde gündeme daha sık gelen define haberlerinin bu doğrultuda cihaz satışı yapan sektörlere olan ilgiyi arttırdı mı?

Şefik Şen Cevap : Şu bir gerçektir ki, gündeme yansıyan birtakım define haberleri, aslında içinde bulunduğumuz zamanda değil, tüm zamanlarda özelliğini koruyan ve birçok vatandaşımızın aklının bir köşesinde yerini daima muhafaza eden bir konudur! Medyaya yansıyan define haberleri ile ilgili olarak insanların konuya kulak kabartmaları, zaten akıllarında olan bir macera ve umuda gönül vermelerinden kaynaklanmaktadır. Elbette konu hakkında çıkan haberler de sonuç olarak bir tür reklâm niteliği taşımaktadır ve bundan dolayı da sektöre ve define amaçlı cihaz ticareti yapan firmalara kazanç olarak dönmektedir. Ancak başta da değindiğimiz gibi definecilik, hemen hemen birçok insanın ruhunu fetheden ve heyecanını asla yitirmeyen özel bir uğraş ve ilgi alanıdır.

İhsan Uzun Soru : Ülkemizde hazine arayan kişilerin bu derece fazla olmasının sebepleri arasında neler var?

Şefik Şen Cevap : Bu konuda söylenebilecek belli nedenler mevcuttur. Her şeyden önce Eski Mezopotamya topraklarının, yani insanlığın ilk çıkış noktası olan dünyanın en eski uygarlıklarının yaşadığı ve dünyaya açılmak için köprü olarak kullandıkları Anadolu Yarımadası, sayısız tarihi kalıntı, dolayısıyla paha biçilemez eserleri topraklarının derinliklerinde barındırmakta, keşfedileceği günü beklemektedir! Bunu bilen vatandaşlarımızın bu yönde bir eyleme geçmesi anormal karşılanmamalı hatta içinde bulunduğumuz dönemde yaşanılan ekonomik sıkıntıların ve daha pek çok etkenin de konuya olan ilgiyi ciddi anlamda körükleyebildiğini unutmamak gerekir. Hiç şüphe yok ki, insanın doğasındaki macera arayışı ve belki de kısa yoldan zengin olabilme arzusu da bireyleri bu işe yönlendiren başlıca nedenlerdendir.

İhsan Uzun Soru : Kocaeli ilinde de bu sektöre olan ilgi ne durumdadır?

Şefik Şen Cevap : Bir şeyi göz ardı etmemek gerekir. Değil Kocaeli’nde, Türkiye’mizin hemen her ilinde birçok vatandaşımızın bu sektöre ve bu yöndeki her türlü uygulama ve çalışmaya ilgisi büyüktür! Bu durumun açıklaması zaten az önce verdiğimiz cevabın içerisinde de mevcuttur. Ancak, ilimizin tarihi yapısı dolayısıyla birçok medeniyetlerin yaşamış olduğu ve çeşitli deprem ve doğal afetlerle şehrimizin büyük hasarlar gördüğü, hatta birçok sefer battığı söylenmektedir. Bu nedenledir ki, şehrimiz tarihi ve kültür varlıkları dolayısıyla gizemli ve çekici olmuştur ve olmaya devam edecektir.

İhsan Uzun Soru : İllegal yollardan arayış yapan hazinecilerin devlete katkısı mı yoksa zararı mı var?

Şefik Şen Cevap : İşte bu gerçekten çok hassas bir meseledir.

Aslına bakarsanız define arayan, bu işe gönül vermiş ya da bu hazzı yaşayabilmenin peşinde olan vatandaşlarımızın amacı devlete ve sahip olduğumuz kültür ve tabiat varlıklarına zarar vermek değildir! Kimsenin devlete zararlı olmak gibi bir gayesi yoktur ancak gerek kişinin kendisinden kaynaklanabilen gerek yasaların kendisinden kaynaklanabilen birtakım unsurlar ve bu hususlardan dolayı illegal yollardan hareket eden defineci, belki de bilmeden veya istemeden de olsa kültür ve tabiat varlıklarına zarar verebilir ve dolayısıyla devlete de farkında olmadan ciddi bir zararı dokunabilir.

Elbette değindiğimiz konu farklılık gösterebilir ve söz konusu zarar tamamen bireysel menfaatler uğruna oluşabilir. Ülkemizin tarihi ve tabii zenginliklerinin pek çok örneklerini bugün dünyanın birçok yerinde görebiliyorsak bunu devletten değil, bireylerden beklemeliyiz.

Defineciliğin hem devlete hem de işi icra eden bireye faydalı olabilmesi için her iki tarafın da anlayış, bilinç ve sahip olunan bulunmuş ya da bulunmayan tüm değerlere gerçekten sahip çıkması gerekir. Ancak çıkarlar karşılıklı olarak gözetilirse herkes memnun olabilir ve sahip olduklarımıza gerçekten sahip oluruz. Gerçek şu ki, aranılıp bulunmayan zenginliğe kimse sahip değildir! Bu durumda şu yorum oldukça anlamlı olacaktır, varlık içerisinde yokluk çeken bir devlet ve millet olduğumuz büyük bir gerçektir.

İhsan Uzun Soru : Hazine arayan kişilerin bu sektörle ilgili eğitim almamış olmaları ne gibi zararlara sebep oluyor?

Şefik Şen Cevap :Define arayan vatandaşlarımızın bu sektör ya da konularda eğitimsiz olmalarının en büyük zararı, her şeyden önce ne kadar vatansever bir defineci olursa olsun, kültürel ve tabii kaynak ve varlıklara verilen ve telafisi mümkün olmayan zararlara sebep olmaktır! İşte bu yüzden de vatandaşlarımızın kesinlikle bilinçlendirilmesi gerekmektedir. Bilinçsiz, umarsız ve bencilce yapılan kazı çalışmaları sonucunda kaybettiğimiz milli servetimizdir ve bunun önüne geçmek için yapılacak ilk şey defineyi arayacak ya da arayıp bulduğu defineyi çıkaracak olan kişilerin eğitilmesidir! Eğitimsiz olmak kötü niyetli, bozguncu veya yağmacı olmak demek değildir ancak belli bazı konularda eğitim almamış bir definecinin devlete vereceği zarar, kötü niyetli, bozguncu ve bir yağmacının verebileceği zarara eşdeğerdir. Gerektiğinde birkaç saatlik basit bir eğitim ve bilinçlendirme bile paha biçilemez eserleri korumak ve onları sonsuza kadar kazanabilmek için yeterli olacaktır. Çıkarılan bir küp dolusu altının defineci için, küpün ve onunla birlikte çıkarılabilecek muhtemel kültür varlıklarının ise devletimiz ve milletimizin geleceği ve tarihimizi yaşatabilmek adına ne kadar önemli olabileceğini bilmek çok önemli bir konudur. Bunu idrak eden hiçbir definecinin, çıkardığı bir küp dolusu altına sahip olabilmek için küpü ve yanında bulunan diğer kültür varlıklarını parçalamaya tahrip etmeye teşebbüs etmeyeceğini düşünüyoruz. Cahil veya teknolojiyi kullanmamakta ısrar eden kişilerin rüya görerek, çeşitli rivayet, efsanelere vs. gibi şeylere inanarak bilinçsizce rasgele kazı yapmaları, ülkemiz için çok değerli olan kültür ve tabiat varlıklarına zarar vermek ve tahrip etmekten öteye gidemez. Teknolojiyi kullanmaya bu kişileri teşvik etmeli ve dedektör gibi cihazlarla önce tespitlerini yapmalı, daha sonra da kültür varlıklarına zarar vermeden cihazlarının sinyal verdiği alan üzerinde çalışma yaparlarsa hem yanındaki eserlere zarar vermemiş hem de daha kolay ve basit bir şekilde sonuca gidebilecekleri konusunda bilinçlendirilmiş olurlar. Tabi bu işlemlerin hepsini kesinlikle devletimizin de katkısıyla ruhsatlı olarak yapması konusunda da vatandaşlarımız bilinçlendirilmelidirler.

İhsan Uzun Soru : Devlet bu sektöre ilgi duyan kişileri kazanmak için neler yapmalı?

Şefik Şen Cevap : Bu da en az şu ana kadar değindiğimiz diğer meseleler gibi çok önemli bir ayrıntıdır!

Her şeyden önce devlet bu sektöre ilgi duyan kişileri kazanmak için, konu ile ilgili yasalarda bahsedilen kuralları defineciye de çıkar sağlayacak şekilde değiştirmelidir.

Konunun yasadaki genel profiline bakacak olursak, defineci ve çıkarları için gerçek manada bir hak tanınmadığını, ancak buna karşın yasalarda belirtilen defineciliğin oldukça esnek bir yapıya sahip olduğu ve en önemlisi de konuyla ilgili düzenlemelerin, kanun koyucuların gündemine gelmediğini görürüz.

Define aramak ve bu arama çalışmasını legal yollardan yapmak isteyen bir defineciye, yapacağı aramayı 100 m2 ile sınırlandıran kanun ve bu kanunun koruyucu ve takipçileri iyi bilmektedirler ki, bu kadar dar bir alanı aramak bugün ki teknoloji ile kişinin 10 dakikasını bile almayabilir. Bundan da öte, kişinin belki de atalarından kalan 10 dönümlük arazisinde yapmak isteyebileceği bir aramayı 100 m2 gibi çok küçük bir bölgeyle sınırlandırmaya çalışmak anlamsız ve daha da kötüsü etkisiz bir uygulamadır. İşte uygulanmaya çalışılan, yasalar çerçevesinde tabii varlık ve kaynakları korumak gibi görünse de, aslında eylemlerin illegal yollardan yapılmasına neden olmaktan başka bir sonucu yoktur. Bunun nedeni de aranılacak ve kazılacak alanın 100 m2 ile sınırlandırılmış olmasıdır. Aranılacak alan geniş tutulmalı (ör: 100 dönüm gibi), kazılacak alan ise küçük tutulmalı (100 m2 gibi) . Başka bir deyişle aranılacak alanın vatandaşımıza külfet olmadan aramasına izin verilmeli ve vatandaş tespit edebileceği muhtemel bir bölgeyi kazabilmek için devletten izin almalıdır. Ancak bu şekilde defineci vatandaşlarımızı hem arama hem de kazı uygulamaları için izin almalarına teşvik edebiliriz. Vatandaşlarımıza verilen 100 m2 arama izni genişletilmeli ve bu arama izni maddi – manevi kolaylaştırılmalıdır. Vatandaşın bulduğu bir kültür varlığını yetkili mercilere getirdiğinde “nereden buldun, nasıl buldun, seni içeri atarız vs. gibi” sorularla karşılaşmayacağı konusunda bilgilendirmeli, hatta bulduğu kültür varlığının değerinin kendisine ödeneceği konusunda bilinçlendirilmelidir. Bu konularla ilgili görsel ve yazılı medya aracılığıyla ve cihaz satıcıları vasıtasıyla halkımız bilinçlendirilmelidir. Kaçak yollardan kültür varlıklarını dışarıya çıkartmanın tehlikeleri anlatılmalı, devletimizin vereceği destekle ülkemize kazandırmanın daha karlı olacağı konusunda bilinçlendirilmeli ve kanuni kolaylıklar sağlandıktan sonra cezai müeyyideler ağırlaştırılmalıdır. İllegal yollardan yapılan bu arama ya da kazı çalışmaları sonucunda kaybedilenleri telafi edebilmek içinse “dünyanın yeniden kurulması ve bugünlere kadar beklenilmesi” gerekmektedir. Böyle bir şey mümkün olamayacağına göre yapılabilecek en güzel hareket defineciliğe gönül vermiş tüm vatandaşlarımızın yolunu açmak ama aynı zamanda onları bilinçlendirmektir. Bu yapılmadığı sürece hem bireyler hem de devletimiz büyük zararlar görmeye devam edecektir. Burada anlatmaya çalıştıklarımız sadece bir fikir değil, uzun yıllardır sektördeki koruduğumuz kimliğimiz, yerimiz, bilgi ve tecrübelerimizin birer sonucudur. Devletimiz, vatandaşımızı kazanmalı ve ona destek olmalıdır.

İhsan Uzun Soru : Son dönemlerde bu sektörde üretimini arttıran yerli sermayenin ithal ürünlere karşı ne gibi artıları veya eksileri var. Halkımız yerli üretimine gerekli ilgiyi gösteriyor mu?

Şefik Şen Cevap : Elbette definecilik üzerine bu kadar konuştuktan sonra sektörde olup biten ve hem üreticileri hem de vatandaşlarımızı yakından ilgilendiren bu husus hakkında konuşmamak, konuyu yarım bırakmak gibidir! Ülkemizin ve yerli yatırımcıların özellikle de elektronik konusunda ve diğer bilişim ve teknoloji ürünlerinde bugüne kadar dünya çapında kendini ispat edememiş olmalarının, bugünlerde üretimini yaptığımız cihazları tanımlamadıklarını gönül rahatlığıyla söyleyebiliriz. Öyle ki bugün için üretimini yaptığımız cihazlar yalnız yurtiçinde değil, dünyanın pek çok yerinde ilgiyle karşılanmakta ve ciddi bir rağbet görmektedir. Bizler ürettiğimiz cihazlar ve elde ettiğimiz başarıyı gerçekten hak ettiğimize inanmaktayız.

Vatandaşlarımızın birçokları diğer pek çok elektronik malzeme için düşündükleri gibi, define arama amacıyla üretilmiş cihazların da iyisinin, kalitelisinin ve performansı yüksek olanının, Avrupa veya Amerika’dan gelen yabancı cihazlar olduğunu düşünmektedirler. Bu durum yadırganacak bir şey değildir ancak bilgisizliğin sonuçları genel olarak para, zaman ve emek kaybına dönüşmektedir. Bunun önüne geçmenin tek yoluysa yine eğitimdir.

Konuşmamızın başında da değindiğimiz gibi yurdumuz dünyaya açılan bir köprü ve bu köprünün diğer tarafındaysa ilk insan Hz. Âdem ve Hz. Havva ve onların tüm soy ve torunlarının yaşayıp çoğaldıkları Eski Mezopotamya toprakları bulunmaktadır. Bundan dolayıdır ki, sayısız insan ve uygarlıklar bizim yurdumuzu ya köprü olarak kullanmışlar, ya da bu bereketli toprakları kendilerine yurt edinmişler veya yine bu bereketli ve hikmetli topraklara sahip olabilmek için nice zor savaş ve mücadelelere girmişlerdir! İşte birçok tarihi olaya sahne olan bu topraklarda yine pek çok tarihi eseri bulmak pekâlâ mümkündür. Bu tarih kokan toprakların 10 cm. altında da 5 m. altında da belki binlerce senelik gömüler, hazineler, keşfedilmeyi bekleyen nice tarihi kalıntılar vardır.

İşte yerli üretici şunu bilmektedir, benim üreteceğim cihaz mümkün olduğunca derinden algılayabilmeli, algıladığı metali ya da kıymetliyi mümkün olduğunca net olarak kullanıcısına gösterebilmeli, ülkemizin verimli topraklarındaki yoğun minerallerden mümkün olduğunca az etkilenerek kullanıcısını yanıltmamalı ve boşa kazı yaptırmamalı..

Yerli üretici için kaliteli ve güvenilir bir cihazın kriterleri böyleyken Avrupa veya Amerikan cihazların birçoğu için durum tam tersidir! Yenidünya diye de adlandırılan Amerika’da, Amerikalı üretici neden bin senelik bir define bulmaya yönelik bir cihaz üretmeye çalışsın ki? Çünkü Kıtanın zaten takribi 600 yıllık bir geçmişi söz konusudur. Ya da aynı şekilde geçtiğimiz birkaç yüzyıla kadar her türlü yağmacılığın, insanların engizisyon mahkemelerinin kararıyla idam edildiği, halkın yoksulluk ve hastalıktan kırıldığı Avrupalı birçok üretici, yine neden geçmiş zamanlardan kalma bir defineyi bulabilmek için cihaz üretsin ki? İşte diğer her konudan önce cihazların üretim amacı en önemli husustur. Çünkü yabancı üretici biliyor ki, piyasaya sunacakları cihazlarla çoğu kimse toprağın derinliklerinde bizlerin define dediği türden kıymetli bir gömü aramayacak keza üretilen o cihazlarla genel olarak kayıp kıymetli ve kıymetsiz metaller aranılmak istenecek.. Bunların dışında da yerli ve yabancı cihazlar arasında yine çok önem arz eden farklılıklar bulunmaktadır. Mesela ülkemiz toprak yapısındaki yoğun mineralleri görmezden gelebilmek, geniş topraklarımızda rahatça arama yapabilmek amacıyla uzun süre dayanabilen kuru akü destekli ve daha bunun gibi pek çok etken yerli cihazların ne kadar avantajlı olduğunun iyi birer göstergeleridir.

Bizler elbette yabancı cihazları kötülemiyoruz ancak birkaç tanesi hariç, geriye kalan onlarca marka cihaz, bu topraklarda verimli olamıyorlar.

Halkımızın özet olarak yerli ürünlere yönelmeleri, onları başarıya daha fazla yaklaştıracak ve üretici olarak bizlerin de bu yönde daha fazla çalışıp, daha fazla mesai harcayarak çok daha iyi ve yüksek performanslı cihazlar üretmemize neden olacaktır.

Aslında tüm konuştuklarımızdan çıkarılması gereken en önemli husus “tüm defineci arkadaşlarımızın, üretici olarak bizlerin ve destekçimiz olarak devletimizin, son derece bilinçli, iyi niyetli ve karşılıklı çıkarlarımızı koruyarak ve bu yönde el ele verip, atalarımızdan miras kalan her şeye gerçekten sahip çıkarak güzel bir geleceği çocuklarımıza bırakabilmemiz gerçeğidir!” Bundan dolayıdır ki, hem üretici olarak bizlere, hem define tutkunu vatandaşlarımıza, hem de devletimize önemli görevler düşmektedir.

Bizler firma olarak üzerimize düşeni yapmak için çok çalışıyoruz ve hep birlikte çocuklarımıza güzel ve iyi bir Türkiye bırakmak istiyoruz ve sizlerin de bizimle aynı duyguları paylaşacağınızı düşünüyoruz. Türkiye’mize ve sahip olduğumuz her şeye gerçekten sahip çıkalım ve varlık içerisinde yokluk yaşamayalım, çocuklarımıza da yaşatmayalım!…

Sismik Elektronik

Şefik ŞEN


 


Madenci Dede

Madenci Dede İle Altın Toplama Oyunu
Altın Avı - Madenci Dede ile Altın Arayın

Röpörtaj

Sismik Elektronik Kurucusu ve Genel Müdürü ile Ekonomi Gazetesi muhabiri İhsan Uzun arasında gerçekleşen ve Ekonomi Gazetesinde yayınlanan röportaj niteliğindeki söyleşi büyük yankı uyandırdı. Okuyan bir çok hoby tutkunu ve arkeologlardan tebrik mesajları yağıyor.Yazının tamamını okumak için tıklayın.

 

Sismik Elektronik Üsküdar Şubesi

Üsküdar Şubesi - Sismik Elektronik

Dedektör Ar-ge Ekibimiz

İmalat Ekibimiz

 

Eğitim Alanımız

Resistivite ile Ölçüm Yapılırken

Anasayfa::Hakkımızda::Ürünler::Hizmetler::Destek::İletişim :: Sitemap
2008 (c) Sismik Dedektör. Tüm Hakları Saklıdır.